-
İçerik sayısı
10 -
Kayıt tarihi
-
Son ziyareti
-
Kazanılan Gün
2
malialdemir, en son 24 Ocak tarihinde günü kazandı
malialdemir en çok beğenilen içeriğe sahipti!
Son profil ziyaretçileri
Son ziyaretçiler bloğu devre dışı bırakıldı ve diğer kullanıcılara gösterilmiyor.
malialdemir üyemizin başarıları
-
Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden olan tahin, damakta bıraktığı tadın yanı sıra yumuşacık kıvamıyla birçok tatlı ve yemekte kullanılabilme avantajına sahiptir. Genelde tatlılara kattığı lezzetle öne çıkan tahin, kullanım amacına göre tuz eklenerek de farklı bir lezizliğe bürünebilir. Özellikle kahvaltılarda pekmez ile buluşturulan bu nefis tat, unutamayacağınız kıvamı ve kokusuyla vazgeçilmez lezzetlerin arasında yer almaktadır. Kendi özgü tadı ve kararında kıvamıyla Türk mutfağının enfes yiyeceklerini taçlandıran tahin, damakta bıraktığı tatla bambaşka bir boyut kazanıyor. Tahinin nasıl yapıldığını merak ediyorsanız daha fazla sizleri heyecanlandırmadan hemen başlayalım. Tahin Yapımı Tarifi Ham maddesi susam olan tahinin, pratik bir şekilde nasıl yapıldığını görünce çok şaşıracaksınız! Susamın ezilmesi ile elde edilir, hemen gerekli malzemeleri söyleyelim. Malzemeler Bir fincan susam ¼ su bardağı zeytinyağı 1 çay kaşığından az tuz Yapılışı Susam tohumlarını kabuklarından arındırdıktan sonra 150 ile 200 °C arasında kavrulması gerekir. Daha sonra fırını 300 °C ayarda ısıtarak tepsiye yağlı kağıtları önceden sermelisiniz. Susam tohumlarını yağlı kağıdın üzerine serpiştirdikten sonra yaklaşık 6 dakika civarında fırının içerisinde bekletin. Susamları fırından çıkardığınızda yeteri kadar karıştırıp tekrar fırına yerleştirerek 6-8 dakika bekleyin. Tahin nasıl yapılır sorusunda en önemli püf nokta, susamları fırından çıkarınca başka bir yere almanızdır. Çünkü tepsi hala çok sıcak olduğu için susamlar kavrulmaya devam edecektir. Başka bir kaba aldığınız susam tohumlarını blenderın içerisinde yaklaşık 1 dakika boyunca öğütün. Bu işlemi gerçekleştirdikten sonra zeytinyağını ekleyin ve öğütmeye devam edin. Olması gereken tek şey macun kıvamıdır. Bu kıvamı elde edemediyseniz 1 çay kaşığı daha zeytinyağı ekleyebilirsiniz. Yoğun reçel kıvamına gelmesi yeterli olacaktır. Son olarak minimum miktarda tuz ekleyerek kapaklı bir kavanoza dökün. İşte tahininiz hazır!
-
Sıcağı çok seven susam bitkisi dünyada; tropikal, subtropikal ve ılıman iklim kuşağının sıcak bölgelerinde yetiştirilir. Türkiye'de ise en çok Çukurova Bölgesi, Manisa ve Antalya çevresinde yetiştirilir. Yaklaşık 90–120 gün içinde gelişimini tamamlayan bu bitki 30 ila 125 cm'ye kadar uzayabilir. Susam yetiştiriciliği için toprak hazırlığı büyük önem taşıyor. Tohumları küçük ve çimlenme gücü yüksek olan susam ekini için toprak hazırlığı özen gerektiriyor. Ekim öncesinde topraktaki tüm kalıntıların toplanması, temizlenmesi tavsiye ediliyor. Ardından derin sürüm, ikileme, diskaro ve taban çekimi yapılıyor Ana ürün toprak hazırlığı yapılıyorsa, tarla pullukla 20-25 cm derinlikte sürülüyor. Ardından tarlada otlanma olursa, kış öncesinde toprak, kazayağı ile 10-15 cm derinlikte işleniyor. İlkbaharda toprak tava geldiğinde, yüzeysel olarak sürülüyor veya diskaro ile 10-15 cm derinliğinde işleniyor. İkinci ürün için toprak hazırlığı yapılacaksa, tarlada sulama için tavalar yapılarak toprak sulanıyor. 4-5 gün içinde toprak, 18-20 cm derinlikte pullukla sürülüyor. Gübreleme ve ilaçlama yapılması halinde, diskaro ve tırmık ile derinliğe karıştırılıyor. Gerekli hallerde 1-2 kez diskaro ve 1-2 kez sürgü çekilerek toprak bastırılıyor. Susam Nasıl Bir İklimde Yetişir? M.K.Ü Ziraat Fakültesi notlarına göre, susam yetiştiriciliği tropik ve subtropik iklim kuşaklarında yapılabiliyor. Tohumun çimlenebilmesi için toprak sıcaklığının 20 derece üzerinde olması gerekiyor. Sıcaklık 20’nin altına indiğinde çimlenme duruyor. 32-35 dereceye çıktığında ise optimum şartlar sağlanıyor. Susam yetiştiriciliği yapılan yerlerde aylık ortalama sıcaklığın, 20 derecenin altına düşmemesi gerekiyor. 90-120 günlük gelişme devresinde 2500-2800 derecelik ısı toplamına ihtiyaç duyuluyor. Sıcaklık değerleri uygun olmadığında susamdan beklenen verim, maalesef alınamıyor. Susam, toprak isteği bakımından fazla seçici görülmüyor. Drenajı iyi olan, orta bünyeli, organik maddece zengin, kumlu-killi, alüvyal hafif topraklarda susam yetiştiriciliği daha iyi yapılıyor. Orta ağır, humuslu topraklarda gelişme olmasına karşın, fazla kil, kireç ve çakıl bulunduran alanlarda ve su tutan topraklarda gelişim yavaşlıyor. Susam Ekimi Nasıl Yapılır? Susam yetiştiriciliği genellikle kanola, arpa ve buğday yetiştiriciliği arkasından, ekim nöbeti uygulamasında gerçekleştiriliyor. İdeal ekim derinliğinin 2,5 - 4 cm olduğunu bilmelisiniz. Ekim mümkün olduğunca erken saatlerde yapılıyor. Kuru, sıcak ve rüzgarlı havalarda ekim yapılmaması önem arz ediyor. Serpme yöntemiyle dekara ortalama 800-1000 gram tohum veriliyor. Mibzerle ekimde, sıra arası mesafe 70 cm oluyor. Mibzerle ekimde, dekar başına 400-600 gram tohum yeterli oluyor. Susam Yetiştiriciliğinde Sulama ve Gübreleme Nasıl Yapılır? Susam yetiştiricileri, ilk gelişimin çok yavaş olduğunun altını çiziyor. Çiçeklenme ile beraber süreç hızlanıyor. Bu nedenle ekinler 10-15 cm olana dek tarlaya girilmiyor. Tarlanın dönemine göre bu süreçten sonra 1-2 kez çapa yapılabiliyor. Sıraya ekim tercih edildiyse, ilk çiçeklenme ara çapasından sonra boğaz doldurma ile sulamaya başlanıyor. Susam, fazla su tüketmiyor. Sadece tav suyu ile susam yetiştiriciliği yapılabildiği gibi, 1-2 sulama da yeterli olabiliyor. İlk su, ilk çiçeklenme zamanında veriliyor. Gerekli hallerde, ikinci su ilk sulamadan bir ay kadar sonra yapılıyor. Sıraya ekimde karık sulama, serpme ekimde ise tava usulü sulama tercih ediliyor. Ancak göllendirme olmamasına dikkat ediliyor. Göllenme durumunda su kesmesi denilen toplu ürün kaybı meydana gelebiliyor. Susamda çiçeklenmenin bittiği zaman sulamayı kesmek önem arz ediyor. Ayrıca susamlar 40-50 santimetre uzunluğuna eriştiğinde çiçekler döllenmeden dökülebileceği için tarlaya girilmemesi önem taşıyor. Verimin düşmemesi için oldukça hassas olan susam kapsüllerinin dökülmesinden sakınmak oldukça önemli görülüyor. Kütahya Tarım il Müdürlüğü’nün susam yetiştiriciliği belgesine göre, susam yetiştiriciliğinde gelişme süresi çok kısa olduğundan, tüm gübreleme ekim öncesi, son diskaro altına atılıyor. Dekara 20-25 kilogram fosforlu gübre (genellikle DAP gübre tercih ediliyor), 15-20 kilogram amonyum nitrat verilmesi yeterli oluyor. Çiftçilerimizin hasattan emeklerinin karşılığını alacağı susam yetiştiriciliği işlemlerinde, Tarfin yanlarında yer alıyor. Susam yetiştiriciliği yapan çiftçilerimiz gübreleme ve ilaçlama için gerekli tüm tarımsal ihtiyaçlarını Tarfin Mobil üzerinden karşılayabiliyor. Siz de Tarfin ile ihtiyacınız olan tüm tarım girdilerini, en avantajlı fiyatlarla satın alabilirsiniz! Türkiye çapında 600’ü aşkın satış noktası bulunan ve bugüne dek binlerce çiftçilerimize en uygun fiyatlarla alışveriş imkanı sağlayan Tarfin ile ister peşin ister vadeli olarak alışverişinizi yapabilirsiniz. Susam hasadı nasıl yapılır? Susam yetiştiriciliğinde, tüm susam kapsülleri aynı anda olgunluğa erişemiyor. Hepsinin olgunlaşması beklendiğinde kapsüllerde çatlama, tohumlarda dökülme ve verim kaybı yaşanabildiği için çiftçilerimiz hasat zamanlarını, her kapsül için ayrı ayrı değerlendiriyor. Çiçeklenmenin bittiği, yaprak ve kapsüllerin sarardığı, alt yaprakların kısmen döküldüğü ve alt kapsüllerdeki tohumların renk değiştirdiği, sararak uçlarının çatlamaya başladığı zaman olgunluğu işaret ediyor. Susam hasadı, elle söküm yoluyla yapılıyor veya toprağa yakın yerden kesim gerçekleştiriliyor. Susamların gelişimi, ekin söküldükten sonra da devam ediyor, bu nedenle elle sökme daha çok tercih edilen hasat yöntemi olarak kayıtlara geçiyor. Makineli hasat tercih edildiğinde, hafif sarı renge dönen susamlar, henüz kapsülleri açılmadan biçer bağlar ile toplanabiliyor. Demet haline getirerek tarlaya bırakılan susamlar için harcanan emek çok daha az oluyor. İş gücünden tasarruf sağlayan makineli hasat, ülkemizde de yaygın olarak kullanılıyor. Susam Yetiştiriciliğinde Hastalık ve Zararlılarla Mücadele Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Susam Yetiştiriciliği ile ilgili belgesine göre, hastalık ve zararlılara karşı yapılacak işlemlerin başında kültürel önlemler geliyor. Yabancı ot temizliği ve çapalama bu işlemlerin başında yer alıyor. Tarla temizliğine özen gösterilmesi, toprağın işlenmesi ve gerektiği gibi hazırlanması sorunlarla mücadeleyi kolaylaştırıyor. Toprak hazırlığı sırasında ve çıkış sonrasında ilaçlama yapılabiliyor. Solgunluk gibi hastalıklar görülen ekinlerin sökülüp imha edilmesi gerekiyor. Zararlı ve hastalıklarla mücadele için susam ekimi öncesinde tohum ilaçlaması tercih edilebiliyor. Susam Zararlıları ve Hastalıkları Nelerdir? Susam yetiştiriciliği yapanlar en çok bozkurt, susam güvesi, yaprak biti ve beyaz sinek zararlılarıyla karşılaşıyor. Susamda en çok görülen hastalıklar ise solgunluk, kök çürüklüğü, susam bakteri solgunluğu, yaprak leke hastalığı, phylloid ve susam alternaryası olarak sıralanıyor.
-
-
- 1
-
-
- cenazeden sonra
- murder at the gallop
-
(ve 1 daha fazla)
Konudaki etiketler:
-
https://bilgiport.org/18-izzettin-okte.html
-
-
Stockholm, Sweden
-
Bilgi Port sitemizi takip edebilirsiniz. Bilgi Port BILGIPORT.ORG Bilgi Port
-
Demostenes, "Bir hikâye anlatıp ineceğim" der ve anlatmaya başlar
malialdemir, bir blog maddesi yayınladı. Günlüğüm
#Atina'da önemli bir tartışma yapılırken kürsüye #Demostenes çıkar, ancak dinleyiciler sürekli kendi aralarında konuşmakta, filozofu dinlememektedir. Demostenes, "Bir hikâye anlatıp ineceğim" der ve anlatmaya başlar: "Uzun zaman önceydi, bir delikanlı Atina'dan# Megara'ya gitmek için bir eşek kiralamıştı. Eşeğini kiraya veren adamın da Megara'da işi vardı, beraber yola düştüler. Konuşa konuşa giderlerken öğle sıcağı bastırdı, biraz dinlenmek ve öğle yemeği yemek için bir su başına çöktüler. Ama ortalıkta hiç gölgelik yoktu ve eşeğin sahibi yemeğini alıp eşeğinin gölgesine sığındı. Eşeği kiralayan genç buna içerledi, 'Sen çekil gölgede ben oturacağım' dedi. Beriki itiraz etti: 'Ben oturacağım, çünkü eşek benim.' Delikanlı Ama ben eşeği kiraladım' deyince, eşeğin sahibinden 'Ben sana eşeği kiraladım gölgesini değil' cevabını aldı ve aralarında kavga çıktı." Hikâyenin tam burasında #Demostenes kürsüden iner yürümeye başlar. Dinleyiciler, "Sonunda ne oldu, sonunu anlat" diye bağrışmaya başlayınca Demostenes kürsüye döner: "Sizin için çok önemli bir konuda bir şeyler anlatmaya çalıştım, dinlemediniz. Şimdi ise eşeğin gölgesini merak ediyorsunuz. Ne fikrimi söyleyeceğim ne de eşeğin gölgesine ne olduğunu..." Kürsüden iner, yürür gider. -
Şunu dene, belki işine yarar https://www.w3schools.com/cssref/css3_pr_text-shadow.php
Hakkımızda
Belge Port internet sitemiz 2003 yılından günümüze yayın yapmaktadır.
Sitelerimiz
Bize ait diğer web sitelerimiz