İçeriğe git

Keşfet

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Bugün
  2. malialdemir

    Tahin Nasıl Yapılır?

    Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden olan tahin, damakta bıraktığı tadın yanı sıra yumuşacık kıvamıyla birçok tatlı ve yemekte kullanılabilme avantajına sahiptir. Genelde tatlılara kattığı lezzetle öne çıkan tahin, kullanım amacına göre tuz eklenerek de farklı bir lezizliğe bürünebilir. Özellikle kahvaltılarda pekmez ile buluşturulan bu nefis tat, unutamayacağınız kıvamı ve kokusuyla vazgeçilmez lezzetlerin arasında yer almaktadır. Kendi özgü tadı ve kararında kıvamıyla Türk mutfağının enfes yiyeceklerini taçlandıran tahin, damakta bıraktığı tatla bambaşka bir boyut kazanıyor. Tahinin nasıl yapıldığını merak ediyorsanız daha fazla sizleri heyecanlandırmadan hemen başlayalım. Tahin Yapımı Tarifi Ham maddesi susam olan tahinin, pratik bir şekilde nasıl yapıldığını görünce çok şaşıracaksınız! Susamın ezilmesi ile elde edilir, hemen gerekli malzemeleri söyleyelim. Malzemeler Bir fincan susam ¼ su bardağı zeytinyağı 1 çay kaşığından az tuz Yapılışı Susam tohumlarını kabuklarından arındırdıktan sonra 150 ile 200 °C arasında kavrulması gerekir. Daha sonra fırını 300 °C ayarda ısıtarak tepsiye yağlı kağıtları önceden sermelisiniz. Susam tohumlarını yağlı kağıdın üzerine serpiştirdikten sonra yaklaşık 6 dakika civarında fırının içerisinde bekletin. Susamları fırından çıkardığınızda yeteri kadar karıştırıp tekrar fırına yerleştirerek 6-8 dakika bekleyin. Tahin nasıl yapılır sorusunda en önemli püf nokta, susamları fırından çıkarınca başka bir yere almanızdır. Çünkü tepsi hala çok sıcak olduğu için susamlar kavrulmaya devam edecektir. Başka bir kaba aldığınız susam tohumlarını blenderın içerisinde yaklaşık 1 dakika boyunca öğütün. Bu işlemi gerçekleştirdikten sonra zeytinyağını ekleyin ve öğütmeye devam edin. Olması gereken tek şey macun kıvamıdır. Bu kıvamı elde edemediyseniz 1 çay kaşığı daha zeytinyağı ekleyebilirsiniz. Yoğun reçel kıvamına gelmesi yeterli olacaktır. Son olarak minimum miktarda tuz ekleyerek kapaklı bir kavanoza dökün. İşte tahininiz hazır!
  3. Sıcağı çok seven susam bitkisi dünyada; tropikal, subtropikal ve ılıman iklim kuşağının sıcak bölgelerinde yetiştirilir. Türkiye'de ise en çok Çukurova Bölgesi, Manisa ve Antalya çevresinde yetiştirilir. Yaklaşık 90–120 gün içinde gelişimini tamamlayan bu bitki 30 ila 125 cm'ye kadar uzayabilir. Susam yetiştiriciliği için toprak hazırlığı büyük önem taşıyor. Tohumları küçük ve çimlenme gücü yüksek olan susam ekini için toprak hazırlığı özen gerektiriyor. Ekim öncesinde topraktaki tüm kalıntıların toplanması, temizlenmesi tavsiye ediliyor. Ardından derin sürüm, ikileme, diskaro ve taban çekimi yapılıyor Ana ürün toprak hazırlığı yapılıyorsa, tarla pullukla 20-25 cm derinlikte sürülüyor. Ardından tarlada otlanma olursa, kış öncesinde toprak, kazayağı ile 10-15 cm derinlikte işleniyor. İlkbaharda toprak tava geldiğinde, yüzeysel olarak sürülüyor veya diskaro ile 10-15 cm derinliğinde işleniyor. İkinci ürün için toprak hazırlığı yapılacaksa, tarlada sulama için tavalar yapılarak toprak sulanıyor. 4-5 gün içinde toprak, 18-20 cm derinlikte pullukla sürülüyor. Gübreleme ve ilaçlama yapılması halinde, diskaro ve tırmık ile derinliğe karıştırılıyor. Gerekli hallerde 1-2 kez diskaro ve 1-2 kez sürgü çekilerek toprak bastırılıyor. Susam Nasıl Bir İklimde Yetişir? M.K.Ü Ziraat Fakültesi notlarına göre, susam yetiştiriciliği tropik ve subtropik iklim kuşaklarında yapılabiliyor. Tohumun çimlenebilmesi için toprak sıcaklığının 20 derece üzerinde olması gerekiyor. Sıcaklık 20’nin altına indiğinde çimlenme duruyor. 32-35 dereceye çıktığında ise optimum şartlar sağlanıyor. Susam yetiştiriciliği yapılan yerlerde aylık ortalama sıcaklığın, 20 derecenin altına düşmemesi gerekiyor. 90-120 günlük gelişme devresinde 2500-2800 derecelik ısı toplamına ihtiyaç duyuluyor. Sıcaklık değerleri uygun olmadığında susamdan beklenen verim, maalesef alınamıyor. Susam, toprak isteği bakımından fazla seçici görülmüyor. Drenajı iyi olan, orta bünyeli, organik maddece zengin, kumlu-killi, alüvyal hafif topraklarda susam yetiştiriciliği daha iyi yapılıyor. Orta ağır, humuslu topraklarda gelişme olmasına karşın, fazla kil, kireç ve çakıl bulunduran alanlarda ve su tutan topraklarda gelişim yavaşlıyor. Susam Ekimi Nasıl Yapılır? Susam yetiştiriciliği genellikle kanola, arpa ve buğday yetiştiriciliği arkasından, ekim nöbeti uygulamasında gerçekleştiriliyor. İdeal ekim derinliğinin 2,5 - 4 cm olduğunu bilmelisiniz. Ekim mümkün olduğunca erken saatlerde yapılıyor. Kuru, sıcak ve rüzgarlı havalarda ekim yapılmaması önem arz ediyor. Serpme yöntemiyle dekara ortalama 800-1000 gram tohum veriliyor. Mibzerle ekimde, sıra arası mesafe 70 cm oluyor. Mibzerle ekimde, dekar başına 400-600 gram tohum yeterli oluyor. Susam Yetiştiriciliğinde Sulama ve Gübreleme Nasıl Yapılır? Susam yetiştiricileri, ilk gelişimin çok yavaş olduğunun altını çiziyor. Çiçeklenme ile beraber süreç hızlanıyor. Bu nedenle ekinler 10-15 cm olana dek tarlaya girilmiyor. Tarlanın dönemine göre bu süreçten sonra 1-2 kez çapa yapılabiliyor. Sıraya ekim tercih edildiyse, ilk çiçeklenme ara çapasından sonra boğaz doldurma ile sulamaya başlanıyor. Susam, fazla su tüketmiyor. Sadece tav suyu ile susam yetiştiriciliği yapılabildiği gibi, 1-2 sulama da yeterli olabiliyor. İlk su, ilk çiçeklenme zamanında veriliyor. Gerekli hallerde, ikinci su ilk sulamadan bir ay kadar sonra yapılıyor. Sıraya ekimde karık sulama, serpme ekimde ise tava usulü sulama tercih ediliyor. Ancak göllendirme olmamasına dikkat ediliyor. Göllenme durumunda su kesmesi denilen toplu ürün kaybı meydana gelebiliyor. Susamda çiçeklenmenin bittiği zaman sulamayı kesmek önem arz ediyor. Ayrıca susamlar 40-50 santimetre uzunluğuna eriştiğinde çiçekler döllenmeden dökülebileceği için tarlaya girilmemesi önem taşıyor. Verimin düşmemesi için oldukça hassas olan susam kapsüllerinin dökülmesinden sakınmak oldukça önemli görülüyor. Kütahya Tarım il Müdürlüğü’nün susam yetiştiriciliği belgesine göre, susam yetiştiriciliğinde gelişme süresi çok kısa olduğundan, tüm gübreleme ekim öncesi, son diskaro altına atılıyor. Dekara 20-25 kilogram fosforlu gübre (genellikle DAP gübre tercih ediliyor), 15-20 kilogram amonyum nitrat verilmesi yeterli oluyor. Çiftçilerimizin hasattan emeklerinin karşılığını alacağı susam yetiştiriciliği işlemlerinde, Tarfin yanlarında yer alıyor. Susam yetiştiriciliği yapan çiftçilerimiz gübreleme ve ilaçlama için gerekli tüm tarımsal ihtiyaçlarını Tarfin Mobil üzerinden karşılayabiliyor. Siz de Tarfin ile ihtiyacınız olan tüm tarım girdilerini, en avantajlı fiyatlarla satın alabilirsiniz! Türkiye çapında 600’ü aşkın satış noktası bulunan ve bugüne dek binlerce çiftçilerimize en uygun fiyatlarla alışveriş imkanı sağlayan Tarfin ile ister peşin ister vadeli olarak alışverişinizi yapabilirsiniz. Susam hasadı nasıl yapılır? Susam yetiştiriciliğinde, tüm susam kapsülleri aynı anda olgunluğa erişemiyor. Hepsinin olgunlaşması beklendiğinde kapsüllerde çatlama, tohumlarda dökülme ve verim kaybı yaşanabildiği için çiftçilerimiz hasat zamanlarını, her kapsül için ayrı ayrı değerlendiriyor. Çiçeklenmenin bittiği, yaprak ve kapsüllerin sarardığı, alt yaprakların kısmen döküldüğü ve alt kapsüllerdeki tohumların renk değiştirdiği, sararak uçlarının çatlamaya başladığı zaman olgunluğu işaret ediyor. Susam hasadı, elle söküm yoluyla yapılıyor veya toprağa yakın yerden kesim gerçekleştiriliyor. Susamların gelişimi, ekin söküldükten sonra da devam ediyor, bu nedenle elle sökme daha çok tercih edilen hasat yöntemi olarak kayıtlara geçiyor. Makineli hasat tercih edildiğinde, hafif sarı renge dönen susamlar, henüz kapsülleri açılmadan biçer bağlar ile toplanabiliyor. Demet haline getirerek tarlaya bırakılan susamlar için harcanan emek çok daha az oluyor. İş gücünden tasarruf sağlayan makineli hasat, ülkemizde de yaygın olarak kullanılıyor. Susam Yetiştiriciliğinde Hastalık ve Zararlılarla Mücadele Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Susam Yetiştiriciliği ile ilgili belgesine göre, hastalık ve zararlılara karşı yapılacak işlemlerin başında kültürel önlemler geliyor. Yabancı ot temizliği ve çapalama bu işlemlerin başında yer alıyor. Tarla temizliğine özen gösterilmesi, toprağın işlenmesi ve gerektiği gibi hazırlanması sorunlarla mücadeleyi kolaylaştırıyor. Toprak hazırlığı sırasında ve çıkış sonrasında ilaçlama yapılabiliyor. Solgunluk gibi hastalıklar görülen ekinlerin sökülüp imha edilmesi gerekiyor. Zararlı ve hastalıklarla mücadele için susam ekimi öncesinde tohum ilaçlaması tercih edilebiliyor. Susam Zararlıları ve Hastalıkları Nelerdir? Susam yetiştiriciliği yapanlar en çok bozkurt, susam güvesi, yaprak biti ve beyaz sinek zararlılarıyla karşılaşıyor. Susamda en çok görülen hastalıklar ise solgunluk, kök çürüklüğü, susam bakteri solgunluğu, yaprak leke hastalığı, phylloid ve susam alternaryası olarak sıralanıyor.
  4. Geçen hafta
  5. 2026 Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala, televizyon kanallarının yayın kuşakları netleşti. 19 Şubat 2026 Perşembe günü başlayacak olan ilk oruçla birlikte, iftar ve sahur sofralarına konuk olacak isimler ve program saatleri belli oldu. İşte TRT 1, ATV, Kanal D, Star TV, Show TV ve Kanal 7'nin merakla beklenen 2026 Ramazan programları listesi: On bir ayın sultanı Ramazan, bu yıl da birbirinden değerli hocalar, huzur veren sohbetler ve Kur’an tilavetleriyle ekranlara taşınıyor. İzleyiciler televizyondaki iftar ve sahur programlarında kim olacağını merak ediyor. Dev kanalların yayın akışı rehberini hazırladık. TRT 1 Ramazan programı TRT 1, her yıl olduğu gibi bu yıl da geleneksel ve manevi derinliği yüksek programlarla karşımızda. Sahur Bereketi: Dursun Ali Erzincanlı Ramazan boyunca sahur vaktinin bereketini evlerinize taşıyacak. Ramazan Sevinci: İftar önce tasavvuf musikisi ve sohbetlerle ekranlara gelecek olan programın sunuculuğunu Mustafa Demirci üstleniyor. ATV: Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu ile iftar ve sahur Ramazan denince akla gelen ilk isimlerden olan Nihat Hatipoğlu, 2026 yılında da ATV ekranlarındaki yerini koruyor. Sultanahmet Meydanı ve özel stüdyodan yapılacak canlı yayınlarla Hatipoğlu, her yıl olduğu gibi yine izleyicilerin sorularını yanıtlayacak ve peygamberler tarihinden kıssalar anlatacak. Kanal D Ramazan programı Kanal D, bu yıl hem sohbet hem de görsel bir şölen sunan mekanlarla izleyici karşısına çıkıyor. M. Fatih Çıtlak ile Sahur Vakti Ramazan ayı boyunca her gece saat 03.45'te canlı yayınla ekrana gelecek. Bir Ramazan Akşamı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bünyesindeki Beştepe Milli Camii'nden canlı yayınla her akşam saat 18.00'de izleyicilerle buluşacak. Star TV: Hafız Dr. Selman Okumuş ile mukabele ve sohbet Star TV, Kur’an-ı Kerim tilavetine ve derinlemesine peygamber hikayelerine odaklanıyor. Mukabele, saat 03.30’da hafız Dr. Selman Okumuş’un tilavetiyle başlayacak. Ekranda okuma takibi imkanı sunulacak. Mukabelenin ardından saat 04.15’te başlayacak programda Kur’an’da geçen peygamberlerin hayatları tüm detaylarıyla ele alınacak. Kanal 7 Ramazan programı akışı Kanal 7, günün her saatine yayılan zengin içerikli bir yayın akışı hazırladı. Mukabele: Sabah saat 06.20'de. Necmettin Nursaçan'la İftar Saati: Saat 18.40'ta iftar heyecanı Nursaçan Hoca ile yaşanacak. Mustafa Karataş ile Sahur Vakti: Saat 03.45'te sahurun adresi Prof. Dr. Mustafa Karataş olacak. Sohbet ve Diziler: Saat 23.40'ta Nurullah Genç'le Gönül Sohbetleri; efsane dizi Hz. Yusuf ise her gün 10.30 ve 22.45 saatlerinde ekranlarda olacak. Show TV Ramazan programı Show TV ekranlarında Ramazan atmosferi gece yarısından itibaren başlıyor. Bekir Köse’nin sunumuyla her gece saat 00.15’te yayında olacak. Kanal Program Adı Sunucu / Hoca Saat TRT 1 Sahur Bereketi Dursun Ali Erzincanlı Sahur Vakti ATV İftar & Sahur Özel Nihat Hatipoğlu İftar ve Sahur Kanal D Sahur Vakti M. Fatih Çıtlak 03.45 Star TV Mukabele / Sohbet Selman Okumuş 03.30 / 04.15 Kanal 7 Sahur Vakti Mustafa Karataş 03.45 Show TV Ramazan Geceleri Bekir Köse 00.15
  6. Daha önce
  7. @malialdemir güzel bir konu diyebilirim...
  8. malialdemir

    İzzettin Ökte

    https://bilgiport.org/18-izzettin-okte.html
  9. Evrenin engin enginliğinde, dönen galaksiler ve göksel harikalar arasında, görünüşte sıradan bir madde yaşamın anahtarını elinde tutuyor: su. Antik mitlerden en son bilimsel araştırmalara kadar, suyun kökeni binlerce yıldır insanlığı meraklandırmış ve büyülemiştir. Suyu Kim İcat Etti? İngiliz kimyager Henry Cavendish, 1784 yılında suyun bileşimini belirleyerek suyu "icat etmekle" tanınır. Bu süreç şaşırtıcı derecede kolay görünmektedir. Cavendish'in yapması gereken tek şey, suyu oluşturmak için hidrojeni oksijenle yakmaktı. Ancak bunu yaparken, Henry Cavendish aynı zamanda kararsız ve patlayıcı eğilimleriyle bilinen bir oksihidrojen etkisi de tetikledi . Cavendish'in bulguları, " Hava Üzerine Deneyler " (1784) adlı eserinde yayınlandı . Bu eser, bilim insanının yaptığı önemli katkılara dair bir fikir veriyordu ve Kraliyet Bilimler Akademisi Yayınları'nın Felsefe İşlemleri'nde güvenilir bir şekilde bulunabilir. Burada oksijen, "dephlogistike edilmiş hava" olarak adlandırılır ve ısıtılmış hidrojenle (veya Cavendish'in ifadesiyle "yanıcı hava") temas ettiğinde sıvı su üretir. 1811 yılına gelindiğinde, İtalyan fizikçi Amedeo Avogadro suyun formülünü keşfetti: her şeye kadir olan H2O. Anlaşılan o ki, suyun oluşması için gereken tek şey inanç, güven ve... evet, hidrojen ve oksijendi. Avogadro Yasası, eşit hacimdeki gazların aynı sayıda moleküle sahip olacağını öngörüyordu. Bir su molekülü oluşturmak için iki kat daha fazla hidrojene ihtiyaç duyulduğundan, formülün H2O olması gerekiyordu . Tarih boyunca düşünürler ve filozoflar suyun kökeni sorusuyla boğuşmuşlardır. Antik Yunanlılardan Orta Çağ bilginlerine kadar, suyun özünü ve evrendeki rolünü açıklamak için çeşitli teoriler ortaya çıkmıştır. Bu erken dönem düşünceleri, suyun doğası ve evrendeki yeri hakkındaki bilimsel araştırmaların temelini atmıştır. Belki de, bildiklerimiz ışığında, suyun icadından tek bir kişinin sorumlu olmadığını söylemek güvenlidir. Doğal olarak oluşan bir şeyden nasıl sorumlu olunabilir ki? Dolayısıyla, son bin yıldaki bilim insanlarının katkılarını kabul etmekle birlikte, suyun gerçek kökenini ortaya çıkarmak için daha derine inmemiz gerekecek. Su Formülü H2O. Özünde su, iki hidrojen atomunun tek bir oksijen atomuna bağlanmasıyla oluşan basit ama derin bir atom düzenlemesidir. Bu moleküler yapı, H2O, suyun bildiğimiz yaşam için vazgeçilmez kılan benzersiz özelliklerinin temelini oluşturur. Su moleküllerindeki hidrojen ve oksijen arasındaki kimyasal bağ son derece dinamiktir ve suyun akışkanlığını ve çok yönlülüğünü belirler. Bu bağın polaritesi, suyun yapışma, tutunma ve yüzey gerilimi özelliklerine yol açarak okyanusların, nehirlerin ve hatta canlı organizmaların hücresel ortamlarının şekillenmesinde rol oynar. Görünüşte önemsiz bir sıvının, bildiğimiz dünya üzerinde bu kadar büyük bir etkiye sahip olabileceğini kim hayal edebilirdi? Su, her gün dünya genelinde 8 milyar insanı etkiliyor ve yine de hakkında çok az şey biliniyor. Suyun moleküler düzeyde anlaşılmasına yönelik arayış, çığır açan keşifler ve bilimsel işbirlikleriyle dolu yüzyıllarca sürdü. Suyun davranışına dair ilk gözlemlerden spektroskopi ve kuantum mekaniğindeki ilerlemelere kadar, bilim insanları su molekülünü oluşturan atomların karmaşık dansını kademeli olarak çözdüler. Deneyler ve teorik modellemeler yoluyla bilim insanları, suyun moleküler yapısının bulmacasını bir araya getirdiler. Linus Pauling'in kimyasal bağların doğası üzerine yaptığı çalışmalar ve Dorothy Crowfoot Hodgkin'in X-ışını kristalografisi çalışmaları, suyun atomik düzeninin daha derinlemesine anlaşılmasının yolunu açarak, onu yaşam iksiri olarak rolünü aydınlattı. Bilim insanlarının binlerce yıl boyunca analiz ettiği birçok süreç, bizi bugün su hakkındaki anlayışımıza getirdi. Su Ne Zaman İcat Edildi? Su, dünyanın ilk yaratıldığı Hades döneminde keşfedilmiştir . Ancak onu tam olarak anlamamız, yakın tarihte yaşanan gelişmeler sayesinde mümkün olmuştur. Bu özellikle kimyager Henry Cavendish ve fizikçi Amedeo Avogadro'nun yaptığı ilerlemeler sayesindedir. Suyun oluşum öyküsü, gezegenimizin çalkantılı tarihiyle iç içe geçmiştir. Jeolojik kanıtlar, suyun milyarlarca yıl önce Dünya'nın oluşum aşamalarında, volkanik aktivite ve kuyruklu yıldız çarpışmaları sonucu atmosfere büyük miktarda su buharı salınmasıyla ortaya çıktığını göstermektedir. Bu nedenle, su, güneş sistemimizin doğuşunda mevcut olan moleküllerin ve daha sonra genç Dünya'nın yüzeyine çarpan kuyruklu yıldızların bir karışımından gelir. Çağlar boyunca, amansız erozyon ve aşınma güçleri Dünya yüzeyini şekillendirerek bugün yaşadığımız manzaraları biçimlendirdi. Görkemli kanyonlardan kıvrımlı nehir vadilerine kadar, suyun varlığı Dünya'nın çarpıcı derecede eşsiz coğrafyasında belirgin bir iz bıraktı. Su, bugün bile dünya nüfusunu etkiliyor. Erişiminin kısıtlanmasından, ticarileştirilmesine ve özelleştirilmesine, doğal afetlerdeki rolüne kadar su, her zaman hesaba katılması gereken bir güç olmuştur ve olmaya devam edecektir. Fosilleşmiş kalıntılar ve izotopik imzalar, suyun kadim kökenlerini ve Dünya üzerindeki kalıcı varlığını ortaya koyuyor; bazıları Dünya'nın önemli kara kütlelerini oluşturmasına kadar uzanıyor. Jeolojik kayıtlar, suyun gezegenin çalkantılı tarihi boyunca sürekli bir yol arkadaşı olduğunu, okyanuslar, buzullar ve yer altı rezervuarları arasında döngüsel olarak hareket ettiğini gösteriyor. Dahası, su döngüsü havaya da nüfuz etmiş durumda, çünkü buharı neredeyse tüm canlılardan geçiyor. Hades döneminden günümüze kadar su, Dünya'nın evrimini şekillendirmede ve çeşitli ekosistemleri sürdürmede merkezi bir rol oynamıştır. Suyun gelgitleri, gezegenin sürekli değişen iklimini ve jeolojik dinamiklerini yansıtarak, zamanın jeolojik katmanlarına kazınmış zengin bir miras bırakmıştır. Dünyadaki suyun yaşı kaç? Dünyadaki su yaklaşık 4,5 milyar yaşında. İlk olarak büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan (elbette lezzet için diğer bileşenlerle birlikte) oluşan bir moleküler buluttan geldi . Bu devasa moleküler bulut, yıllar önce güneş sistemimizi oluşturdu. Bu da Mavi Gezegenimizdeki bazı suların güneşin kendisinden bile daha eski olduğu anlamına geliyor! İçtiğimiz su ne kadar eski? Herhangi bir günde içtiğimiz suyun %1 ila %50'si 4,5 milyar yaşında olabilir. Bu bilgiyle birilerini rahatsız ettiysek özür dileriz. Ancak bu, filtrelenmiş ve uzun bir bardakta olsa da, dinozorların içtiği suyun aynısını içtiğimiz anlamına gelmez. Su, Dünya'da sürekli olarak döngü halindedir, bu yüzden bir T-Rex'in artakalan içeceğini yudumlamıyoruz. Suya neden "su" deniyor? “Su” kelimesi, Eski İngilizce wæter kelimesinin Modern İngilizce karşılığıdır . “Su” kelimesinin etimolojisi, insanlığın bu hayati maddeyle olan ilişkisinin dilsel yolculuğuna dair içgörüler sunar. Diller ve kültürler arasında, kelimenin varyasyonları, Proto-Hint-Avrupa (* wed- ) kökenlerinden günümüzün günlük diline kadar çeşitli kültürel bakış açılarını ve tarihsel etkileri yansıtır. Herkesin hemfikir olduğu bir şey ise suyun ıslak anlamına geldiğidir. Suyun insan varoluşuyla olan içsel bağlantısı, salt beslenmenin ötesine geçerek kültürel uygulamalara, dini ritüellere ve sanatsal ifadelere nüfuz eder. Medeniyetler boyunca su, saflığın, yenilenmenin ve ruhsal aydınlanmanın sembolü olarak saygı görmüş, kültürel kimlikleri ve toplumsal normları şekillendirmiştir. Hristiyan vaftizlerinin arındırıcı olarak kabul edilmesinin ve Gangasagar ve Kumbh Mela gibi birçok Hindu festivalinin kutsal nehirlerde hac yolculuklarını ve suya girme ritüellerini içermesinin bir nedeni vardır. Kültürel sembolizminin ötesinde, su, kimya, biyoloji ve çevre bilimlerinde ilerlemeleri besleyen bilimsel araştırmaların temel taşlarından biri olmuştur. Bu alanlarda su, "evrensel çözücü" olarak bilinir . Erken dönem doğa filozoflarının öncü deneylerinden iklim değişikliği ve su yönetimi üzerine çağdaş araştırmalara kadar, suyun incelenmesi, Dünya'daki yaşam hakkındaki bakış açımızı aydınlatmaya devam etmektedir. Mitolojide Suyun Rolü Kültürler ve medeniyetler boyunca, mitler ve efsaneler suyun yaratılışına dair çeşitli açıklamalar sunmuştur. Dünyayı şekillendiren ilahi varlıklardan, okyanusları doğuran kozmik çarpışmalara kadar, bu anlatılar insanlığın varoluşun gizemlerini anlama konusundaki doğuştan gelen arzusunu yansıtmaktadır. Antik Mısır'dan Mezopotamya'ya kadar uzanan mitolojiler , kadim tanrıların ve yaşam sularını şekillendiren ilkel güçlerin öyküleriyle doludur . Bu mitler aracılığıyla toplumlar, tüm canlıları ayakta tutan, görünüşte sıradan ama temel maddeye anlam kazandırmaya çalışmışlardır. Bu yüzden bazı tanrılar ilkel sulardan veya karanlık, kadim bir okyanustan doğar. Ortaya çıkarlar ve evreni, dünyayı ve diğer tanrıları oluştururlar.
  10. malialdemir

    Stockholm, İsveç

    Stockholm, Sweden
  11. #Bilgi Port - Türkiye'nin En Gelişmiş Bilgi ve Kültür Platformu
  12. belgeport

    Özbağ

    ÖZBAĞ KUYUMCULUK TOPTAN BİLEZİK ve SARRAFİYE ALIM SATIMI
  13. Bu dersimizde CSS’de arkaplan özelliklerini ve alabileceği değerleri öğreneceğiz. Aşağıdaki tüm stil özelliklerini HTML sayfası üzerinde kendi editörünüzde deneyebilirsiniz. index.html <!DOCTYPE html> <html> <head> <title>Arkaplan (Background) Özellikleri</title> <link rel="stylesheet" type="text/css" href="style.css"> </head> <body> <!-- background-color --> <h2 class="anabaslik">Arka Plan Rengi (background-color)</h2> <div class="color"> <h2 class="renk">Bu başlığın arkaplan rengi doğrudan renk komutu ile girildi</h2> <h2 class="hex">Bu başlığın arkaplan rengi Hexadecimal olarak girildi</h2> <h2 class="rgb">Bu başlığın arkaplan rengi RGB (red, green, blue) olarak girildi</h2> </div> <!-- background-image --> <h2 class="anabaslik">Arka Plan Resmi (background-image)</h2> <div class="image"> <h1>Merhaba.. div etiketi için arkaplan resmi</h1> </div> <!-- background-position --> <h2 class="anabaslik">Arka Plan Pozisyonu (background-position)</h2> <div class="position"> <h1>Div etiketi içinde position gösterilmesi</h1> </div> <!-- bacground-repeat --> <h2 class="anabaslik">Arka Plan Tekrarlaması (background-repeat)</h2> <div class="repeat"> <h1>Tekrarlamayı x veya y yönünde yapabiliriz. Veya tekrar etme diyebiliriz.</h1> </div> <!-- background-size --> <h2 class="anabaslik">Arka Plan Büyüklüğü (background-size)</h2> <div class="bg-size"> <h2>Repeat-x ile x ekseni yönünde bu gri desen tekrarlandı</h2> Maymun resmi background-size ile 100px x 100px olacak şekilde küçültüldü Repeat-y ile y ekseninde tekrarlanması sağlandı Bu div içinde çoklu arkaplan resmi mevcut Resmi tam görebilmek için aşağıya kayması için Resmi tam görebilmek için aşağıya kayması için </div> <h2 class="anabaslik">Arka Plan Cover, Contain Değerleri (background-size)</h2> <div class="contain"> <h2>Background-size için Contain değeri </h2> <div class="cover"> <h2>Background-size için Cover değeri </h2> </div> </div> </body> </html> Arkaplan Rengi (background-color) Bu özelliğin alacağı değerler doğrudan yazılacağı gibi (Ör: red, white, purple, black) HEX renk kodları ve RGB renk skalası kullanılabilir. style.css .color{ background-color: gray; border: 5px solid red; } .color p{ color:white; } /* Doğrudan renk kodu (ismi) yazılması */ .renk{ background-color: pink; } /* hexadecimal olarak renk ataması */ .hex{ background-color: #26af00; } /* RGB Renk kodu yazılması */ .rgb{ background-color: rgb(100,25,170); color: rgb(255,255,255); } Arkaplan Resmi (background-image) Örneklerde kullanılan arkaplan resimlerini indirmek için tıklayınız. Arka plan stil atamalarında genellikle body etiketi içinde bulunan arka plan anlaşılmaktadır. Örneklerimizde hem body etiketine stil atama hem de anlaşılır, konu bütünlüğünün tek sayfada görülmesi bakımından DIV etiketleri arka planına stil ataması yapacağız. style.css .image{ border: 3px solid gray; background-image: url(background2.jpg); margin-top: 20px; } .image h1{ padding: 50px; } /* ------- background-image (body)--------- body{ background-image: url("background2.jpg") } */ Yukarıdaki örneğe baktığınızda class ataması image olan DIV etiketinin arka planının mavi renkli desenle kaplandığını görürsünüz. background-image: url(“background2.jpg”) deklarasyonu ile arka planımıza bir veya daha fazla resim dosyası ekleyebiliriz. Aslında yüklediğiniz background2.jpg dosyası 100px x 100px boyutunda bir arka plan resmi. Bu kadar minik bir resim tüm DIV etiketini kapladı. Sebebi eğer siz aksini belirtmezseniz, default olarak eklediğiniz resim hem x ekseni yönünde hemde y ekseni yönünde (kısaca yatay ve dikey) tekrar ederek tüm arka planı kaplayacaktır. Arkaplan Resminin Tekrar Etmesi (background-repeat) Arka plan resmi örneğinde stil ataması default (varsayılan) olarak x yönünde tekrarlayarak etiketin bütün arka planını kaplamıştı. Bir çok web sayfasında bu özellik sıklıkla kullanılır. Örnekte belirtilen repeat.jpg resim dosyası 10px genişliğinde ve 100px yüksekliğinde, kendini tekrarlamaya uygun minik bir kapasiteye sahip resim dosyasıdır. Web sayfalarında bazen istenmeyen şu görüntüyü görmüşsünüzdür. Sayfa açılır ama arka plan resmi sunucunun veya sizin yavaş internet bağlantısına sahip olmanızdan dolayı açılması için beklenir. Haliyle yükse kapasiteli bir resmi arka plan yapmak avantajlı değildir. Bu sebeple minik resimler üzerinde tekrarlama yapılır ki bu yavaş açılma sorunlarını ortadan kaldırır. style.css .repeat{ margin-top: 20px; padding: 100px; border:1px solid black; background-image: url("repeat.jpg"), url("repeat.jpg"); background-repeat: repeat-y, repeat-x; } Yukarıdaki örnekteki margin, padding, border deklarasyonlarını şuan için görmezden gelin. Asıl konumuz yukarıdaki örnekteki background-repeat: deklarasyonudur. Repeat deklarasyonu “repeat-x, repeat-y ve no-repeat” değerleri alır. Repeat-x belirtilen resmi arka sayfanıza x ekseni yönünde tekrar ederek döşeyecektir. Aynı şekilde repeat-y değeri ile y ekseni yönünde tekrarlayarak resmi sayfanıza döşeyecektir. Daha önceden söylediğimiz gibi eğer herhangi bir stil ataması yapılmamışsa x,y ekseni yönünde döşeme yapılacaktır. Bunu engelleyebilmek için “no-repeat” değeri kullanılır. Örnekte hem x hemde y yönünde tekrarlamayı gösterebilmek için çoklu resim ve çoklu repeat özelliğini kullanıldı. Görüldüğü üzere background-image: deklarasyonu 2 veya daha fazla argüman taşıyabilir. url(“repeat.jpg”), url(“repeat.jpg”); şeklinde iki adet resim dosyası belirtilmiş. (aynı resim dosyası her iki argümanda belirtilmiş). Buna karşılık gelen background-repeat: deklarasyonu da argümanlara karşılık gelecek repeat-y ve repeat-x değerlerini taşımaktadır. Örnekte “.repeat class” seçicisinde bir resim dosyası hem x ekseni yönünde hem de y ekseni yönünde tekrarlaması sağlanmıştır. Arkaplan Pozisyonu (background-position) Arkaplana eklenen resimlere pozisyon deklarasyonu ile sayfa içinde yer belirtebiliriz. background-position: deklarasyonu, left, right, center, top ve bottom değerleri alabilir. Hatta bu değerler birlikte kullanılabilir. Ör: left top; center bottom; gibi. style.css .position{ border: 1px solid black; margin-top: 20px; padding:150px; background-image: url("maymun.jpg"); background-repeat: no-repeat; background-position: top center; } Arkaplan Resmi Sabitleme (background-attachment) Arkaplana 1 veya daha çok resim eklenebilir. Bu resimler layer (katman) mantığıyla çalışırlar ki, ilk argüman en üstte gözükür, en son argüman ise en allta gözükür. Bundan neden bahsettik? Kısaca anlatmak gerekirse arkaplana bir resim o resmin üstüne gelecek daha küçük boyutlarda bir resim şeklinde eklemeler yapılabilir. Aşağıdaki örnekte body seçicisi için 2 adet resim eklenmiş, ilk resim maymun.jpg ismini taşımakta diğer arkaplan resmi ise dokusu sarı renkli background4.jpg isimli bir arkaplan resmi. İlk olarak maymun eklendiği için sarı renkli dokunun üstünde gözükecektir. background-position; deklarasyonu ile sağ üst (right top) tarafta konumlanması sağlanmıştır. Background-repeat deklarasyonuna 2 argüman tanımlanmış, ilk argüman maymun resmi için no-repeat değeri verilirken 2nci argüman olan backgroun4.jpg resmine repeat özellik değeri verilerek tüm arkaplana döşenmesi sağlanmıştır. style.css body{ background-image: url("maymun.jpg"), url("background4.jpg"); background-position: right top; background-repeat: no-repeat, repeat; background-attachment: fixed; } Konumuza geri dönersek yukarıdaki örnekte background-attachment deklarasyonunun fixed (sabitlendi) değeri aldığı görülmekte, bu değer ilk olarak eklenen ve en üstte sağ tarafta gözüken maymun resmini sayfanın yüksekliği arttıkça ve aşağıya doğru gittikçe sayfanın sağ üst köşesinde sabit kaldığını göreceksiniz. HTML’de hiyerarşiyi düşündüğümüzde body ilk element ve en alt katmanda bulunur. Body etiketi içine girilmiş her bir etiket hiyerarşi durumuna göre daha üstlerde gözükecektir. Bu sebeble maymun resmi arka planın üstteki resmi olmasına rağmen body etiketinin içine açılmış herhangi bir etiketin görsel olarak altında kalmaktadır. Arkaplan Resim Büyüklüğü (background-size) Background-size deklarasyonuna 3 farklı değer kullanılabilir. Bir resmin en boy büyüklükleri genel olarak px cinsinden verilebilir. Aşağıdaki örnekte .bg-size class seçicisinde background-size: 100px 100px; olarak verilmiştir. Bu değerler background-image: deklarasyonundaki ilk argümana atanmıştır ve maymun resmi 100px genişliğe 100px yüksekliğe sahip olmuştur. Ayrıca background-repeat: deklarasyonuyla ilk argüman olan maymun resmin repeat-y değeri verilerek y ekseninde tekrarlanması, 2nci argüman olarak verilen repeat-x değeri ise 2nci argüman olarak arkaplan resminin x eksenin yönünde tekrarlanmasını sağlamıştır. style.css .bg-size{ margin-top: 20px; border:3px solid green; background-image: url("maymun.jpg"), url("background.jpg"); background-size: 100px 100px; background-repeat: repeat-y, repeat-x; } .bg-size h2,p{ padding: 50px; margin-left: 100px; } Background-size: deklarasyonunun alacağı diğer değerleri ise cover ve contain değerleridir. Cover değeri ile arkaplana eklenmiş bir resim, eklendiği alanın genişliğine göre kendi genişliğini bu sınırlar içinde olacak şekilde kendini büyütür veya küçültür. Contain değeri için ise yükseklik baz alınarak resmin ekleneceği alanın yüksekliğine göre kendisini büyütür veya küçültür. style.css .cover{ border: 3px solid red; margin-left: 50%; background-image: url("maymun.jpg"); background-repeat: no-repeat; background-size: cover; } .contain{ border: 3px solid gray; background-image: url("maymun.jpg"); background-repeat: no-repeat; background-size: contain; } .contain h2{ padding: 100px; } Arkaplan (background) Deklarasyonunun Kısa Yazım Metodu Bu deklarasyon; background: url | position | repeat | attachment; olarak belirtilir. Aşağıdaki örneği incelediğimizde; style.css body{ background: url("maymun.jpg") right top no-repeat fixed; } /* Çoklu arkaplan ekleme kısa yazım */ body{ background: url("maymun.jpg") right top no-repeat fixed, url(background2.jpg) left top repeat; }
  1. Daha fazla aktivite yükle
×
×
  • Yeni Oluştur...